Archive for the Category »felsefe kulübü «
Ahlâksal bir özelliğin ya da ahlâksal bir doğrunun hiçbir aracıya konu olmaksızın dolaysız bir biçimde kendiliğinden görülebileceğini savunan görüş; belli türden şeylerin, durumların, ilişkilerin ya da yapıp etmelerin “yaradılıştan iyi” olduklarının bilgisine doğrudan sahip olduğumuzu öne süren etik kuramı. Sezgici etik kuramcıları se…zginin bize ahlâki doğrulara, neyi yapıp neyi yapmamamız gerektiğine ilişkin doğrulara ulaşmanın yolunu gösteren özel bir yeri olduğunu savlarlar.
Yazarı bilinmeyen töre metinlerinden birine göre, her insan yaşamdaki iki yoldan birini seçebilir.
İnşa etmek, ya da toprağı ekmek.
İnşa etmeyi seçenlerin işi yıllarca sürebilir ama günün birinde yaptıkları inşaat biter…
O zaman kendilerini kendi ördükleri duvarların içinde hapsettiklerini görürler… İnşaat durunca yaşam anlamını yiti…rir. Diğerleri ise toprağı ekerler… Fırtınalara, mevsimlerin getirdiği bütün koşullara göğüs gererler ve hemen hemen hiç dinlenmezler…
Olgun sevgi insanın kendi bütünlüğünü ve bireyselliğini koruduğu bir birleşmedir…
Sevgi insanda dinamik bir güçtür…
İnsanı çevresindeki insanlardan ayıran, duvarları yıkan, insanı diğer insanlarla birleştiren bir güç…
Sevgi, insanın ayrılık ve yalnızlık duygusundan kurtulmasına yardım eder ve yine de kendisi olarak kalmasına, bütün…lüğünü korumasına imkan tanır…
Sevgide iki ayrı varlığın bir olması, yine de iki ayrı varlık olarak kalabilmeleri karşıtlığı vardır…
Gelişmemiş sevgi şu ilkeyi benimser;
“-Sevildiğim için seviyorum…”
Gelişmiş sevgi ise şu ilkeyi benimser;
“-Sevdiğim için seviliyorum…”
Olgunlaşmamış sevgi şunu der;
“-Seni, sana ihtiyacım olduğu için seviyorum…”
Olgun sevgi ise;
“-Seni sevdiğim için sana ihtiyacım var” der.
(…Erich Fromm)
GÜVEN,öyle tam öyle sonsuzdur ki hiçbir şey yapmana gerek kalmaz-varoluş senin adına her şeyi yapar:Hatta ,sen yapsan bile aslında Tanrı yapıyordur onları;sen sadece yaptığını zannediyorsundur.Yaşama güven o zaman hiçbir şey kaybetmezsin.Ama bu güveni doktrinlerden,vaazlardan,eğitimden,düşüncelerden elde edemezsin-bu güvene ancak yaşamı tüm zıtlıkları,tüm çelişkileri,tüm ikilemleri ile yaşayarak kavuşabilirsin.Tüm ikilemlerden sonra DENGE noktasına geldiğinde güven oluşur.Güven dengenin ruhu özüdür.
Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. hayatta en güvendiğim insana duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün ins……anlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi. Sonra, aradan seneler geçtiği halde, nasıl hâlâ ona bağlı olduğumu gördükçe, ruhumda daha büyük bir infial duyuyordum. YAZININ DEVAMINI OKU »
İnsan bazen vermeli, almak için… Bir yürek vermeli önce, bir gönül O yüreğe sevgi vermeli, dostluk vermeli Umut ekmeli o sevgi, dostluğu büyütmek için Bir hayat olmalı; iki kişinin paylaşacağı bir ömür için ……Zaman vermeli, anlayış vermeli İsteklerine gem vermeli… Bir ömrü paylaşmak için, iki kişilik sevgi vermeli Dürüstlük vermeli saygılarını vermeli Bazen taviz vermeli prensiplerinden… Bazen sıkılmalı başkası için, İstemediği şeyleri yapmalı paylaşmak adına hayatı Biraz da cesur olmalı adım atmak için Verdikten sonra beklemeli, almak için Sabırla, umutları soldurmadan beklemeli Bekleyişin hazzını tatmalı Vuslatı arzulayarak, özlemlere umut ekmeli İnsan vermeli önce kendisinden Sonradan almak için… … “-Düşüncelerin neyse hayatın da odur… Hayatın gidişini değiştirmek istiyorsan, düşüncelerini değiştir…”
Ayrım gözetmeksizin dünyadaki tüm olayların daha önce gerçekleşmiş başka olayların sonucu olduğunu, söz konusu bu olayların zorlamasıyla yeni olayların oluştuğunu savnan görüş. Olaylar arasında nedensellik ilişkis…i olduğunu savunan belirlenimcilikte gelecekte ortaya çıkacak olaylar, geçmişte ortaya çıkmış olayların kesinliği ve değiştirilemezliği oranında kesin ve değiştirilemez olaylardır. Böylelikle, Wilhelm James’in “demirden evren” dediği büyük bir bütünlük sergileyen bu evren deki her şey olması gerektiği gibi olur; başka türlü bir gelecek beklenemez. Belirlenimciliğin felsefe açısından önemi, insanların da evrenin her yerinde ve her olayında varolduğu düşünülen bu düzenin bir parçası olup olmadığı noktasında düğümlenmektedir. insanın davranışlarının, kararlarının belirlenimci bir evrenin koşulları altında özgürce ortaya konmasının beklenemeyeceğinden hareketle insan istencine ayrıcalıklı bir yer açma çabası felsefe tarihi boyunca canlılığını korumuştur. YAZININ DEVAMINI OKU »
Bir dosta sahip olmayı isteyen, onun uğrunda savaşı göze almalı ve savaş yapabilmek için düşman olabilmeli.
İyiler ve adiller bana ahlak yıkıcısı diyorlar. Benim öyküm ahlak dışıdır. Fakat siz, bir düşmanınız olduğunda onun kötülüklerine iyilikle cevap vermeyin; çünkü bu utandırır. Tersine size iyilik yaptığını ona kanı…tlayın.
Değer yargısına sahip olamayan hiçbir ulus yaşayamaz; ancak yaşamak isterse komşusundaki mevcut yargılardan farklı yargılara sahip olması gerekir.
* Acı verici şeyleri yapabilen insanlar ancak acı çekmiş insanlar olabilir.Ancak incinmiş olanlar başkalrını incitebilirler.Ancak yüreğini kapatmış olan insanlar sevgisiz hareketlerde bulunabilir.* Bence varlığımızın nedeni,en yüce halimize ulaşacak kadar büyümek ve aslında kim olduğumuzu hatırlamaktır.
* Cesaret kork…unun yokluğu değil ,korkunun içinden yürüyüp sizin için önemli olan amacı kovalamaktır.
İnsanları birleştiren duygular, ayıran da fikirlerdir…


Genç Şaire Mektuplar
Yüreğinin Götürdüğü Yere Git
Hz Mevlana
Yakınlık
Sevgi üzerine - Böyle Buyurdu Zerdüşt
V for Vendetta
Ailede Çocuğa Yapılan Tanıklık